Prematüreyiz Biz

Prematüre bebeklerin anne-babalari icin destek grubu

  • Monitörlerin sinir bozucu seslerini unutmayanların, el dezenfektanının kokusunu zaman zaman hatırlayanların, kuvöz camına alnını dayayıp titrek titrek inip kalkan o minik göğüsü saatlerce izleyebilenlerin, besleme tüplerinin inceliğine hayret edenlerin, bebeğinin nefesi durduğunda ölüp sonra yeniden doğanların, kaç aylık/haftalık olduğunu hesaplarken bir kronolojik bir de düzeltilmiş yaş arasında gidip gelenlerin, prematüre bebek bakımının tüm ayrıntılarını öğrenmeye çalısırken kendini doktor gibi hissedenlerin, minik meleklerin sabırlı ailelerinin psikolojik destek ve bilgi alisveris merkezi
  • Arşiv

‘Prematüre Anneleri’ Kategorisi için Arşiv

Bebeğinizi Bırakıp Hastaneden Ayrılırken…

Yazan: prematureyizbiz Mart 12, 2007

Doğum yaptıktan bir süre sonra sizi hastaneden taburcu ederler çünkü 24 saat boyunca etrafınızda hemşirelerin dört dönmesi gerekmez, her ne kadar bebeğinizin hala böyle bir bakıma ihtiyacı olsa da. Sizin için en zor anlardan biri de bu olacaktır. Bebeğinizi dünyaya getirip ne kadar yorgun ve tükenmiş olursanız olun eve bebeğinizle birlikte mutlu bir şekilde dönmeyi planlıyordunuz. Ama maalesef öyle olmadı.

Eve dönüşünüzü kolaylaştıracak sihirli bir sopa da yok. Hiçbir söz, hiçbir cümle acınızı hafifletmeye ve bebeğinizin yanında durma isteğinizi azaltmaya da yardımcı olmayacaktır. Siz Yoğun Bakım Ünitesinden uzaktayken, bebeğinizin yanında değilken ona birşey olmasından ne kadar korktuğunuzu kimse anlayamayabilir. Hastaneden ayrılırken üzgün olmanız, yıkılmış olmanız, sürekli ağlama ihtiyacı hissetmeniz de son derece normal ve beklenen bir durumdur.

Bu travmatik anların etkisini hafifletmek için işte size bazı tavsiyeler:

* Eğer mümkün ise, hastaneden çıkmadan önce bebeğinizi kucağınıza alıp alamayacağınızı, en azından elini tutup fısıldayarak onunla konuşma imkanınızın olup olmadığını öğrenin.

* Hastane izin veriyorsa, bir sürü fotoğraf çekin ve “1 saatte teslim” hizmeti sunan fotoğraf stüdyolarında tablettirin. Böylece bebeğiniz sürekli yanınızda olacaktır.

* Bebeğinizin hayata sımsıkı tutunup mücadelesine devam ettiğini unutmamak için yanınıza onu hatırlatacak bir eşyasını alın- bu bir bebek bezi, battaniye ya da şapka olabilir mesela. Kendinizi yalnız hissettiğinizde ya da bebeğinizi özlediğinizde dokunabilmeniz için yanınızda taşıyın.

* İhtiyaç duyabileceğiniz tüm telefon numaralarını kaydedin- Yoğun Bakım Ünitesi sekreterliği, bebeğinizin odası (odası var ise), hastane santrali vs. Bu numaraların olduğu listenin bir kopyasını ev telefonunuzun yanına asın, bir kopyasını da cüzdanınızda taşıyın.

* Bebeğinizi ziyarete gideceğiniz zaman aşağıdaki listeyi gözden geçirin. Bu listede sizin ziyaret için ihtiyaç duyabileceğiniz hemen hemen herşey bulunduğundan listeyi elinizin altında bulundurmanızda fayda var. Götürmeniz gereken herşeyi hatırlamanız zor olabilir ve birşey unuttuğunuzda da eve geri dönmek genellikle neredeyse imkansızdır. Hastaneye giderken lazım olabileceklerin hepsini bir çantada toplayın ve çantanızı kolay bulunur bir yere asın. Hastaneye acilen ulaşmanız gerektiğinde faydalı olacaktır.

*Ziyaretçi kartınız ya da (eğer gerekiyor ise) hastanenin verdiği bileklik.
* Park yeri/dolmuş/taksi vs için bol bol bozuk para, otobüs kartı.
* Ağrı kesici ya da parasetamol
* Süt sağıyorsanız: pompa (kendi pompanızı kullanıyorsanız), kalem, etiket (biberonlar için), göğüs pedi, peçete ya da kağıt havlu, içecek, yedek üst, bir de minik bir el havlusu (sıcak su ile ıslatıp göğüslere kompres yapmak için)
* Bir şişe su ya da meyve suyu
* Hastaneye götürmeniz gereken, önceden sağdığınız süt poşeti.
* Son ziyaretinizden bu yana aklınıza gelen soruların listesi ile daha sonra hatırlamak için kaydettiğiniz bilgilerin yazdığı kağıt.
* İzin veriliyor ise kamera ya da fotoğraf makinesi ile şarj edilmiş bataryası.
* Aramanız gerekebilecek telefon numaralarının listesi (evdekiler, bakıcı, doktor vs)
* Yemek ya da kantinden atıştırmalık almak için para
* Hava almak için dışarı çıktığınızda ya da bebeğinizi göremediğiniz zamanlarda okumanız için dergi ya da kitap
* Hastane izin veriyorsa, bebeğiniz için temiz kıyafetler.
* Hırka ya da yelek.

Yazı kategorisi: Annelik, Prematüre Anneleri, Taburcu, İhtiyaçlar | » yorum bırak;

Özel Anne

Yazan: prematureyizbiz Mart 11, 2007

Çoğu kadın kazara anne olur, kimileri tercih eder, pek azı sosyal baskılara boyun eğer, nadiren bazı çiftlerde de alışkanlık olur çocuk sahibi olmak.

Bu yıl binlerce annenin bebeği prematüre doğdu. Peki kimlerin prematüre annesi olarak seçildiğini merak ettiniz mi hiç?

Tanrı dünyanın üzerinde dolaşarak büyük bir özenle, en küçük ayrıntıyı bile düşünerek insan neslinin devam etmesi için araç olarak kullandığı insanları seçer. İnsanları incelerken de meleklerine büyük deftere not almaları talimatını verir.

“Armstrong, Beth, oğlan. Koruyucusu Aziz Matthew olsun.

“Forest, Majorie, kız. Koruyucusu Aziz Ceceila olsun.

“Rutledge, Carrie, ikiz. Koruyucusu…. ona Gerard’ı verin. Gerard küfüre alışıktır.”

Sonunda, Meleğine bir isim söyler ve gülümser: ” Bu annenin prematüre bebeği olsun”

Melek meraklanır.
“Peki Tanrım neden özellikle bu anne? O çok mutlu bir insan”

“İşte tam da bu yüzden” der Tanrı. “Kahkaha atmayı bilmeyen bir anneye prematüre bir bebek verebilir miydim? Çok zalimce olurdu bu.”

“Ama bu annenin sabrı var mı” diye sorar Melek.

“Çok sabırlı olmasını istemiyorum, yoksa umutsuzluk içerisinde sürekli kendine acır. Şok ve kızgınlığı geçince, bu işin üstesinden gelebilecektir.”

“Bugün onu izledim. Bir annede çok nadiren bulunan ancak bir o kadar da gerekli olan benlik ve bağımsızlık duygusu var onda. Biliyorsunuz, ona vereceğim çocuğun kendine ait bir dünyası olacak. Bu anne de bebeğinin kendisinin dünyasında yaşatmaya çalışacak ki bu da hiç kolay bir iş değil.”

“Ama yüce Tanrım, ben bu kadının size inandığından bile şüpheliyim.”

Tanrı gülümser, “Hiç sorun değil, ben onu hallederim. Bu kadın mükemmel bir aday. Yeterince de bencil.”

Melek şaşırır “Bencillik mi? Bu bir erdem mi?”

Tanrı başını sallar. “Eğer arada sıra kendisini çocuğundan ayıramazsa, asla ayakta duramaz. Evet, işte ben bu kadını beklenmedik bir şekilde gelecek bir çocukla kutsayacağım. O henüz bunun farkında değil ama herkes ona gıpta edecek .”

“Çocuğunun söylediği hiçbir kelimeyi doğal karşılamayacak. Hiçbir aşamayı sıradan bir gelişme olarak görmeyecek. Çocuğu ilk kez “Anne” dediğinde bir mucizeye tanıklık edecek. Gözleri görmeyen çocuğuna bir ağacı ya da gün batımını tarif ederken eserlerimi gerçekten görebilen nadir insanlar gibi görecek ağacı ya da gün batımını.

“Benim gördüklerimi açık ve net şekilde görmesine izin vereceğim- cehalet, zulüm ve önyargıyı- ve bunları aşmasına izin vereceğim. Asla yalnız olmayacak. Hayatının her gününde, her saniye onun yanında olacağım çünkü sanki yanımdaymış gibi benim işimi orada o yapacak.”

“Peki ya bu anneyi hangi aziz koruyacak?” diye sorar Melek not almaya ara verip.

Tanrı gülümser: “Aynada görecektir.”

Kaynak: Erma Bombeck’ten adaptasyon

Yazı kategorisi: Annelik, Prematüre Anneleri | 1 Yorum »