Monitörlerin sinir bozucu seslerini unutmayanların, el dezenfektanının kokusunu zaman zaman hatırlayanların, kuvöz camına alnını dayayıp titrek titrek inip kalkan o minik göğüsü saatlerce izleyebilenlerin, besleme tüplerinin inceliğine hayret edenlerin, bebeğinin nefesi durduğunda ölüp sonra yeniden doğanların, kaç aylık/haftalık olduğunu hesaplarken bir kronolojik bir de düzeltilmiş yaş arasında gidip gelenlerin, prematüre bebek bakımının tüm ayrıntılarını öğrenmeye çalısırken kendini doktor gibi hissedenlerin, minik meleklerin sabırlı ailelerinin psikolojik destek ve bilgi alisveris merkezi
Bu sitede yer alan bilgiler rehber niteliği taşıyıp neonatalogların tıbbi öneri ve bilgilerinin yerini hiçbir şekilde alamaz. Ayrıntılı bilgi için lütfen bebeğinizin doktoruna danışın.
Bu yazının yayınlanma tarihi: Ocak 25, 2007 8:49 am ve kategorisi: Genel.
Bu yazı için tüm yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0 besleme.
Siz yorum yapın, veya geri izleme kendi sitenizden.
Denizciğim duyarlı davranışından dolayı kutluyorum seni. Yalnızca prematüre anneleri değil, yaşama tutunmanın ve direnmemin de sayfası olacaktır bu diye düşünüyorum.
Ben de bir premature yengesiyim, sevgili yeğenim Efe geçen yıl Şubat ayında sürpriz yaparak amcasının (eşimin) doğumgününde aramıza katıldığında o iç titremelerini, korkuları ben de yaşadım. Doğuma Ankara’ya geldikleri için evimizde misafir ettik, küvezdeyken annesiyle değişerek refakatçi kaldım. Monitörlerin sesi, yanıp sönen ışıklar hiç yabancı değil… Ne kadar sağlıklı olsa da, hiç bir annenin erken doğum yapmayacağının garantisi yok. Onun minicik bedenini battaniyesine sarıp kucağıma aldığımda sanki yokmuş kadar hafifti. Bak ağladım gene yazarken… Allaha şükür ki şimdi çok sağlıklı. Ve annesinin kulağıma eğilip “senden başkasına emanet edemezdim bebeğimi” dediğini hatırlamak beni hala çok dugulandırıyor.
hayırlı olsun..deniz doğduğunun 2. günü hacettepe yenidoğan yoğun bakımına yatmıştı sarılık nedeniyle..orada premature bebekler vardı..anneleri dokunamıyorlardı bile..bunu ancak yaşayan anlayabilir sanırım..ne güzel olmuş bu site..bu konuda bilgi tecrübe ihtiyacı olan annelere bir rehber niteliğinde.. sevgilerle..pino..
Kirmizi Sapka demiş
Denizciğim duyarlı davranışından dolayı kutluyorum seni. Yalnızca prematüre anneleri değil, yaşama tutunmanın ve direnmemin de sayfası olacaktır bu diye düşünüyorum.
Ben de bir premature yengesiyim, sevgili yeğenim Efe geçen yıl Şubat ayında sürpriz yaparak amcasının (eşimin) doğumgününde aramıza katıldığında o iç titremelerini, korkuları ben de yaşadım. Doğuma Ankara’ya geldikleri için evimizde misafir ettik, küvezdeyken annesiyle değişerek refakatçi kaldım. Monitörlerin sesi, yanıp sönen ışıklar hiç yabancı değil… Ne kadar sağlıklı olsa da, hiç bir annenin erken doğum yapmayacağının garantisi yok. Onun minicik bedenini battaniyesine sarıp kucağıma aldığımda sanki yokmuş kadar hafifti. Bak ağladım gene yazarken… Allaha şükür ki şimdi çok sağlıklı. Ve annesinin kulağıma eğilip “senden başkasına emanet edemezdim bebeğimi” dediğini hatırlamak beni hala çok dugulandırıyor.
nimetpamuk demiş
hayırlı olsun premature annelerine:)) kesinlikle bu konuda kalifiye bir anne olduğuna inanıyorum. herşeye en başından şahidim.
nimet
annelog demiş
Çok güzel olmuş, tebrikler ve hayırlı olsun:)
cenebaz demiş
Gerçekten çok yararlı bir iş yapıyorsun. Umarım çok insana ulaşır.
Asortik Krep demiş
Tebrik ederim
KUGUU demiş
HAYIRLI OLSUN SARDUNYAcgm, cok iyi dusunmussun.
Pınar demiş
hayırlı olsun..deniz doğduğunun 2. günü hacettepe yenidoğan yoğun bakımına yatmıştı sarılık nedeniyle..orada premature bebekler vardı..anneleri dokunamıyorlardı bile..bunu ancak yaşayan anlayabilir sanırım..ne güzel olmuş bu site..bu konuda bilgi tecrübe ihtiyacı olan annelere bir rehber niteliğinde..
sevgilerle..pino..